NE VAR NE YOK?

19.12.2016

NE VAR NE YOK?

Çan Karadağ Köyü’nde çevre hareketinin öncü isimlerinden Mustafa Önder paylaştığı fotoğraflarla ‘Ne var ne yok?’ sorusunu sordu. Çan’da yaşananları ve halkın sessizliğini yazan Önder, “Ben insanlığımdan utanıyorum…Sizler nasılsınız ve ne var ne yok!”

 

İşte dikkat çeken o anlatım ve Çan tespitleri…. 

NE VAR NE YOK?

Şu sıralar birine, ne var ne yok desen. Bunu nasılsın/iyi misin olarak algılar ve ahvalinden söz eder.
Çan’a sorsak bu soruyu… Ne cevap alırız bilemiyorum ama bana göre Çan’da ne var ne yok: 
 -Çanda Seramik Fabrikası var ve fabrikada işçiler, mühendisler mevcut…
-Çanda madenler var, çeşit çeşit, altın-gümüş vs. Ağı Dağı, Kızılelma, Söğütalan, Dondurma ve Karadağ’da… 
 -Çanda geçmişte iki köyü yok eden kömür ocakları var. Onların hafriyat sahaları var ki, Çan’ı çöle çeviren… Hiç kömür ocağına girmedim, hep uzaktan baktım. Ama orada da geçim/ekmek derdine çalışanlar/işçiler/emekçiler, mühendisler vs. var…

Çanda Termik Santralleri var ve 2. Yolda… 
Odaş Enerji’nin(Özallar) “340 MWm/330 MWe kapasiteli kömür termik santralinin 2017 Yılının ikinci yarısı içerisinde devreye alınması hedeflenmekteymiş ve Mart 2016 itibariyle santralin fiziksel tamamlanma oranı %48 olarak gerçekleşmiş.”
3. Termik Santrali Helvacı’da ve İÇDAŞ’a ait. ÇED toplantısı geçekleşti… 
Ve Çan’da, felaket denilebilecek düzeyde hava kirliliği mevcut… 
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Baran Bozoğlu:
“Çan bölgesinde faaliyette bulunan Termik Santral ile yapılması planlanan 2 termik santrallerini özellikle vurgulamak istiyorum. Çan bölgesi ciddi bir hava kirliliği ile karşı karşıya. Buna rağmen Çan’da 2 tane daha Termik Santral yapımı için çalışma sürüyor. Bunlardan bir tanesi için de ÇED olumlu kararı çıktı. İşin acı tarafı ise; Çan-2 termik santralinin soğutma suyu bizler için çok değerli olan yer altı sularından karşılanacak. Bu da insan sağlığını etkileyecek. Zaten hava kalitesi ölümcül boyutlarda… Bakanlığın hava izleme istasyonlarından anlık alınan raporlarda bu görünüyor zaten.” 

 


Çan’da ki hava kirliliğini 365 gün üzerinden incelediğimizde ise karşımıza şu sonuçlar çıkmakta; AB normlarına göre Çan ilçesinde 177 gün boyunca bizlerin partikül madde 10 dediğimiz hava kirletici, insanlarda ciddi sağlık sorunları yaratan ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından da AB ve Türkiye’nin kendi mevzuatları tarafından da hava kirletici olarak kabul edilen bir maddedir. İçerisindeki ağır metaller sebebi ile insanlarda Kansere neden olan zararlı maddelerde bulunuyor. Türkiye’nin sınır değeri 80 miligram/metreküp olarak belirlenmiştir. 2019 yılında Dünya Sağlık Örgütü ve AB sınırlarına gelmesi gerekiyor. AB sınırı ise 50 miligram/metreküp şeklindedir.”
“Çan’da bu maddeye baktığımızda ise gördüğümüz sonuç maalesef felaket boyutlarındadır. Bizim sınır değerlerimiz AB ve Dünya Sağlık örgütünden daha fazla olmasına rağmen; Türkiye her yıl 10 miligram bu değeri düşürüyor. Ama sadece mevzuatta düşüyor, hiçbir yaptırım uygulanmıyor.

Çan’da ki hava kirliliği verilerini analiz ettiğimizde; AB Sınırı olan 50miligram/metreküp oranı yılın 177 günü aşılmış durumda! Yani neredeyse yılın yarısı kadar AB sınırının üzerinde hava kirliliği yaşanmış, Çanlı vatandaşlar yılın yarısı kadar kirli hava solumuşlar. Şimdi o bölgeye 2 termik santral daha yapıldığını düşünürseniz herhalde Çanlı vatandaşlar bir daha hiç temiz hava soluyamayacaklar.

Verilere göre hava kirliliği olarak Türkiye sınırı olan 80 miligram/metreküp oranı ise yılın 84 günü aşılmış durumda. Bu sınır aşılmış olması halinde bölgede acil önlemler alınması gerekirken maalesef hiçbir şey yapılmıyor. Tam tersine yeni termik santral yapımı için çalışmalar yürütülmeye devam ediliyor” demiş.
***


Çanda tüm bunların yanı sıra, çocuklar yaşıyor; süt çocukları, anaokulu çocukları, ilkokul çocukları, ortaokul lise çağında çocuklar. Ve gençler ve yaşlılar ve orta yaşlılar; yani insan var, insanlar…
Yoksa, orada kimsenin çocuğu yok mu? Komşusu, akrabası… Vicdanı sızlamıyor mu kimsenin; çocuklar/çocukları için? Çocukları kimse sevmez mi oralarda ve de hiç mi değeri yoktur torunların, nineler ve dedeler vezninde?
Oylarınızla seçilen Belediye Başkanı… Milletvekili… Ve/ya siyasi partiler, odalar ve kaymakam ve müftü, din adamları ve imamlar, hafızlar, öğretmenler, sağlıkçılar; yani hekim/doktor, ebe, hemşire, sağlık memuru vs. ve mühendisler; ziraat ve çevre ve her tür mühendis… muhtarlar… Esnaf, vicdanlı iş adamları, vesaire… 
Basın… Basın var mı Çanda? Gazeteler, gazeteciler…
Yukarda saydıklarımızı yok sayalım ki, var olsaydılar susmazlardı… Ya, Çan’ın kadınları; anneler, nineler, ablalar ve kız kardeşler, sizler neredesiniz?
Kimsenin bu konuda sesi çıkmıyor. Çan sis altında… O yoğun sisin içinde yukarıda sözü edilenlerin hiç biri görünmüyor herhalde, sesler çıkmıyor ve/ya duyulmuyor, Türkiye’nin hiçbir yerinden… Çanakkale’den bile duyulmuyor ki, güya Çanakkale’de Çevre hareketleri var/mevcut! Yoksa, Çan, Çanakkale’nin bir ilçesi değil midir? 
Ha, birde Çan’da emlakçılar mevcut… Boğaz köprüsü ve otoyol geçiyor Çan’ın içinden geçiyor sayılır… En verimli topraklarından; tarım arazilerinden yani… Sağcısıyla, solcusuyla, Çan’ın ve köylerinin tarlalarını/tarım arazilerini pazarlamakla meşgul herhalde herkes?

Çan satılıyor “aretlik”!
Tek değer ölçümüz para mı(TL. Altın, Dolar, avro) ve mal mülk mü?
Ve köylüler, termik santrallerinin ve küresel ısınmanın sebze ve meyvelerine, tarım alanlarına zararlı etkilerinin kasabalılardan daha çok farkındalar. Ama çaresizler ve şu anda birçoğu sadece tarlalarını iyi bir fiyatla satıp, oğullarına/kızlarına şehirden mekân alma telaşındalar gibime geliyor… 



 Çan’ın Yayaköy ve Bahadırlı arazilerinde yeni Sanayi Bölgesi kurulması ve Çan’ın nüfusunun 40.000 olması hedefleniyor/planlanıyor…
Ülkemizin her türlü şiddetten/terörden kan gölüne döndüğü bu günlerde acımız çok büyük… Ve nereden ve nasıl ne adına gelirse gelsin, terörün her çeşidine binlerce lanet olsun/!
Çevre kirliliği de bir çeşit terör/şiddet değil midir? İnsanların sağlığının bozulması… İnsanlar patır patır erken yaşlarda kanserden vs. ölmesi… Annesinden yeni doğmuş bebekler o kirli havayı soluyor ve ciğerlerine çekiyorken her gün… 
 Daha ne diyeyim… 
Ben insanlığımdan utanıyorum…
Sizler nasılsınız ve ne var ne yok!

mustafa_onder_insan

İlgili Terimler :

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz