Kuşlar, Köstebekler ve Tanrılar… Fazıl Sayın’ın yeni romanı

19.07.2018

Kuşlar, Köstebekler ve Tanrılar… Fazıl Sayın’ın yeni romanı

Yazar Fazıl Sayın’ın yeni  romanı “ Kuşlar Köstebekler ve Tanrılar” .

Neden o isim?

Fazıl Sayın anlatıyor:

“Kale olmak kolay değil. Büyük olmanın her türlü sıkıntısını çekmiş bir işletme; Kale. Zaman zaman bitmek bilmeyen talepler…Zaman zaman ekonomik krizler…Zaten kurtlar sofrası olan piyasada var olmaya çalışmak derken;Herşeye rağmen yarım asırı devirmiş büyük bir kuruluş.Haliyle zaman zaman bu durumdan bunalan İbrahim Bodur sitem ederken:

“Çeker giderim Balya gibi kalırsınız.” deyivermiş.

Kulaktan kulağa yayılan bu söylemi duyduğum zamandan beri;

“Balya’nın sırrı ne ola ki?”  diye merak etmişimdir hep.

Bu merak bir eser ortaya çıkardı:

Kuşlar Köstebekler ve Tanrılar…”

Yeraltı zenginliklerinin Kocagümüş Köyü’nden yarattığı erken bir şehir Balya. Sanayi Devrimi sonrasında hammadde ihtiyacını karşılama arayışına giren sömürgeci Avrupa ülkelerinin Osmanlı coğrafyasında girdiği ilk yerlerden biri. Balya Madenleri, önce bir Alman şirketi, ardından bir Fransız şirketi tarafından işletilir.

1892’de bir Fransız şirketinin kurduğu Balya Karaaydın Madenleri Osmanlı Anonim Şirketi, 1939’a kadar Türkiye’nin yeraltı zenginliklerinden bir bölümünü Avrupa’ya taşır. Bu arada, küçük bir köyden bir şehir doğar.

Maden; Türkiye’de ilk işçi göçü dalgasına yol açar, ilk işçi eylemini ve grevi hazırlar. Maden işletmesi aracılığıyla taşrada elektriğe ve demiryoluna kavuşan ilk yerleşim bölgesidir Balya. Avrupa’dan gelen yatırımcı aile, teknisyen ve uzmanlarla yurt içinden gelen işçilerin oluşturduğu kültürel hayat, Balya’nın çok kültürlü bir yapı kazanmasını sağlar.

Elbette, “Kuşlar, Köstebekler ve Tanrılar”ın hayatı birbirinden farklıdır. Emek ve sömürü, çaresizliğin çözdüğü geleneksel değerler, taşranın günlük hayatı, Avrupa ile Türkiye arasındaki zihniyet farkı, “Kuşlar, Köstebekler ve Tanrılar”da sürükleyici bir anlatım ve sağlam bir kurgu ile değerlendiriliyor.

Fazıl Sayın; karakter canlandırmadaki başarısı, diyaloglardaki rahatlığı, olay örgüsünde gösterdiği sağlamlıkla dikkat çektiği kadar tarihsel olana yaklaşımıyla da tarihsel roman janrında özgün bir kimlik olarak beliriyor. Kuşlar, Köstebekler ve Tanrılar’da, tarihsel olanı, üretim ve insan ilişkileri dolayımında kurguya dönüştürüyor.

Böylece tarihin ışığını yılların dehlizinden geçirip günümüze düşürerek merakla okunacak bir roman sunuyor.

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz