|
Pazartesi, 24 Ağustos 2009 21:26 |
|

iftara yarım saat kaldı..
Herkes çadırda yerini çoktan almış ,ramazan sohbetleri dört bir yanı sarmış, dakikalar su gibi geçerken arka tarafta yemekleri yetiştirebilmek için yoğun bir telaş...

..Onlar canını dişine takmış, dakikaları saatler yaparak görevlerini en iyi şekilde yerine getirmek,bizlere iyi bir iftar yemeği sunmak için elinden gelenleri ardlarına koymuyorlar.
Çanlıdostlara,İftar Çadırının ,kimsenin bilmediği,kimsenin görmediği bu sihirli elleri sizlere ulaştırmak ve hatırlatmak istedik.
Ezan okundu,Çan için iftar saati..
Midemize giren her lokmada onların alınteri ve usta parmaklarının tadı gizlidir.Onların tencereleri büyülüdür.Bıçakları bir ayrı keser,belki de elleri büyülüdür.Ama hem fikiriz ki bu bir lezzet şölenidir.Yemekleri sadece yapmakla kalmıyorlar,içerisine sevgi katıyorlar,bu yüzdendir ki iftar çadırlarında oruç açmak herzaman cazibeli ve lezzetli olmuştur.
Yemek yapmak ile bir gökdelen inşa etmek arasında pekte bir fark yoktur.İkiside sanat eseri olduğu gibi bir baş mimarlarıda vardır.Yapılacakları bir kaç gün öncesinden belirlemek,uygun malzemeleri seçmek,kullanılacak aletler..Tıpkı bir mimarın tasarımını hayata geçirmeden önce çizdiği proje gibidir.Onlarda bizim mimarımızdır.Saygı duymak ve hatırlamak gerekir..
Bazen tek bir kelime,bazense tek bir mimik -beğenme anlamı taşıyan- onları yüceltir.Bu yapmış olduklarımızla birlikte,hem teşekkürlerimizi iletmiş hem de saygımızı belirtmiş oluruz.

Bu haber EGE TÜR tarafından hazırlanmıştır.
|
|
Son Güncelleme: Pazartesi, 24 Ağustos 2009 21:29 |