GÜLEN’İN HAYAT HİKAYESİ DE YALAN ÇIKTI

13.10.2017

GÜLEN’İN HAYAT HİKAYESİ DE YALAN ÇIKTI

Fetullah Gülen kendi beyanlarıyla kendi yalanlarını ifşa etti. 13 Ekim 2017 Cuma 15:40 119 Okunma Fethullahçı Terör Örgütü lideri Fetullah Gülen’in kitaplara konu olan hayat hikayesinin yalanlarla dolu olduğu ortaya çıktı.

FETÖMONİTÖR’ün ulaştığı ve Fetullah Gülen’e ait olan 10 Mayıs 1971 tarihine ait (6) sayfalık ifadesinde, 3 yıl Edirne’de cami penceresinde yattığından, Risale-i Nur Külliyatının tamamını hatim ettiğine kadar bir çok yalanı, yine kendisi tarafından ifşa edildi.

FETÖ lideri Gülen’in hayat hikayesini anlatan kitap ve örgütün kontrolünde olan “fgulen.com” gibi web sayfalarında, Gülen’in kronolojik hayat hikayesi 1941 yılında başlarken ilkokula başladığı yıl 1946 olarak belirtiliyor ve şu hikayeye yer veriliyor; “O sıralarda köyümüzde ilkokul yoktu. Şu anda da mevcut olan caminin bitişiğindeki medreseyi, sınıf olarak kullandılar. Gündüzleri çocuklara, geceleri de yaşlı erkek ve kadınlara orada okuma-yazma öğretiyorlardı. O yaşlı başlı insanların durumunu pencereden seyreder gülerdim. Yaşım tutmadığı için ilk sene beni okula almadılar. Okula gittiğimde yaşım yine tutmuyordu; fakat devam ettim. İki veya üç sene okula gittim. İki buçuk sene kadar okuduktan sonra okuldan ayrıldım. Babam, İmam olarak Alvar’a gittiği için biz de ailece oraya taşındık. Bir daha da okula gitmedim.”

FETÖ lideri Gülen, hakkında yayınlanan kitaplar ve hayat kronolojisine ilkokul dönemini bu şekilde kayda geçirirken aslında gerçeğin bu şekilde olmadığını 10.5.1971 tarihli ifadesinde yine Gülen şu şekilde kayda geçiriyor; “Ben Hasankale’ye bağlı Korucuk Köyünde doğdum. Babam kendi arazimizde reçber olarak çalışırdı. (Örgütün yayın organlarında Gülen’in beyanına göre babasının İmam olduğu yazılmakta.) Benden başka 5 erkek kardeşim 2 de kız kardeşim vardır. İlkokulu 3’üncü sınıfa kadar köyümüzdeki ilkokulda okudum. Bilahare hastalandığımdan okula gidemedim. (Örgütün yayın organlarında yer alan hayat hikayesinde Gülen’in kendi beyanına göre İmam olan babası Alvar köyüne atandığı için ilkokulu bırakıyor). Bilahare ilkokulu Erzurum’da dışarıdan imtihana girmek suretiyle bitirdim.”

Fetullah Gülen, yalanlarla dolu hayat hikayesinde, ilkokul eğitimini “İmam olan baba”sının başka bir köye atanmasıyla bırakmak zorunda kaldığını, sonrasında da ilkokulu dışarıdan bitirip bir daha da okula gitmeyi düşünmediğini belirtiyor. Oysa, 1971 yılındaki ifadesinde bu süreci şu şekilde anlatıyor; “Bilahare ilkokulu Erzurum’da dışarıdan imtihana girmek suretiyle bitirdim. Aynı sene içinde Erzurum İmam Hatip Okuluna girmek için hazırlandıysam da okul müdürünün solcu tutumu yüzünden imtihana giremedim.” Gülen’in 1957 yılında Risale-i Nurları tanıdığı ve o günden sonra bir daha hiç elinden bırakmadığı, Gülen’in ağzından ve örgüte ait yayın organlarında şu şekilde anlatılıyor; “Kırkıncı Hoca, bana, ‘Selahattin ve Hatem’e Bediüzzaman Hazretlerinin yanından birisi gelmiş, akşam sohbet yapacak, oraya gidelim’ dedi. Teklifini hemen kabul ettik. Çünkü, Bediüzzaman’ın yanında bulunmuş bir insanı ilk defa görecektik. Bu da bizim için çok cazip ve orijinal bir hadiseydi.

İlk gece veya ikinci gece orada bulunanlardan aklımda kalan isimlerden bazıları, Mehmet Şevki Eygi, Esat Keşafoğlu ve Osman Demirci’dir. Şevket Eygi, yedek subaylık yapıyordu. Esad Keşafoğlu ise o sırada üsteğmendi… İlk gece Hücumat-ı Sitte okundu. Ertesi gün Beşinci Şua’dan ders yapıldı…Fakat anlatılanlar beni iyice sarmıştı. Bilhassa Muzaffer Arslan’ın bir sahabe hayatı yaşaması, sadeliği ve samimiyeti bana çok tesir etti. Ben zaten sahabe aşığı bir insandım. Onu görünce, işte aradığım insanları buldum, dedim ve bir daha da ayrılmayı düşünmedim.

” Hayat hikayesini yalanlarla ballandıra ballandıra anlatan Fethullah Gülen, Risale-i Nur Külliyeti ve Mehmet Şevki Eygi ile ilk tanışması hakkında da yalan konuşarak 1971 tarihli ifadesinde şu beyanda bulunuyor; “Ben Risale-i Nur Külliyatından az sayıda okudum. Bunlardan bir kısmını Edirne’de aramada aldılar ve vermediler. Okuduğum bir tanesi 23.Söz Risalesidir, Allah’ın varlığını anlatıp ispatını yapıyor diğer kitap Tabiat Risalesidir o da aynı 23.Söz gibi Allah’ın varlığından ve ispatından bahsedilmektedir.

Bir başka Risalede ki, ismi Haşır Risalesidir bunda öldükten sonra dirilmenin ispatı yapılmaktadır. Yine okuduğum Risalenin biri de ismi Küçük Sözlerdir. Burada da Namazın Güzelliklerinden ve Namazın 5 vakte taksiminden bahsedilmektedir. Diğer külliyatı okumuş değilim.” 1957 yılında eline alıp bir daha bırakmadım dediğim Risale-i Nur Külliyatından topu topu 4 kitap okuyan FETÖ lideri Gülen, ilk olarak Mehmet Şergil’in terzi dükkanında tanıdığını söylediği Mehmet Şevki Eygi hakkında da şu yalanı konuşuyor; “5-6 Sene evvel (1965-1966) birkaç arkadaşımla beraber bu meyanda Dr.Emekli Albay Dursun Aksoy ile beraber İstanbul’a gittiğimizde kendisini gazetede ziyaret ettik.

Daha sonra Hacca gittiğimde kendisini orada gördüm, ama beni sadece hatırladığını zannediyorum. Çünkü ancak, uzaktan selamlaştık. O yurt dışına kaçmış kaçak durumunda idi. Bir daha kendisini göremedim. Kendisi ile mektuplaşmam.” Fetullah Gülen’in en büyük yalanıysa meşhur “3 yıl caminin penceresinde yattım.” yalanı. Yine Gülen kendi ağzından bu yalan hikayeyi şu şekilde anlatıyor; “1959 yılının başında başladım 1963 yılına kadar 3 sene, 2,5 seneyi aştı yani ondan sonra buradan askere gittim.” Gülen, 1959 yılının başından 1963 yılına kadar “Cami penceresinde yatıp kalktım” derken askere gittiği 1961 yılını unutmuş olacak ki; biyografisinin yer aldığı yayınlarda “3 yıl pencerede yatıp kalktım” hikayesi ballandıra ballandıra anlatılarak bugünlere ulaşmış.

Gülen, 1971 tarihli ifadesinde Edirne Üç Şerefeli Cami sürecini ise şu şekilde aktarıyor; “1959 senesinin başına tekabül eden günlerde Ankara’da Diyanet İşlerinin açtığı Vaizlik ve Müftülük imtihanına gittim ve kazandım. Diyanet İşleri Camiasından vaizlik için münhal bulunan yerler hakkında bilgi toplamak ve o güne kadar gitmediğim tanımadığım Edirne’de Üç Şerefeli Cami’ine imam olarak talip oldum. Askerliğimi henüz yapmadığım için hakkım olan vaizliği yapamıyordum. İki sene kadar bu görevi yapıp askere gittim.” Doğum tarihini Mustafa Kemal Atatürk’ün vefat tarihi olan 1938 olarak, askerliğe gidiş tarihini de yine Atatürk’ün vefat ettiği 10 Kasım olarak anlatan Gülen, aslında askere 24 Kasım 1961 tarihinde giderken, 1959-1963 yılları arasında “Cami penceresinde yatıp-kalktım” diyerek yalanlarına yalan ekliyordu.

http://www.fetomonitor.com

İlgili Terimler :

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz