Elif Kork yazdı. İtalya’da yeni bir başlangıç: Figaro, kahve ve trüf mantarı

10.05.2020

Elif Kork yazdı. İtalya’da yeni bir başlangıç: Figaro, kahve ve trüf mantarı

Kaybettiklerinin acısıyla yaşamaya inat eden umut dolu, kahve kokulu, güler yüzlü insanların İtalyası; Patty’nin topraklarında trüf saklı Abruzzosu sizi bekliyor olacak. Şimdilik bize müsaade…

(Okuma Hızı: Allegro con fuoco*)

İtalya’da herkesin saçları uzadı,
dip boyası geldi,
her daim yapılı saçlar darmadağın…

Bir kişininki hariç; İtalyan başbakanı Giuseppe Conte’nin!

Kuzeyde şubat sonu, orta ve güneyde mart başından beri kapalı olan berber ve kuaförlerin ülkedeki yokluğu herkese dert oldu…

Bir kişiye hariç; İtalya Başbakanı Conte’ye!

1997 yılından bu yana Italia 1 (Türkçe okunuşu: İtalya Uno) TV kanalında yayın yapan, İtalyan ve uluslararası basında çıkan aktüel haberlere ilişkin röportaj ve satirik provokasyon içerikli Le Iene (Türkçe okunuşu: Le İyene) programının 5 Mayıs 2020 tarihli bölümünde program sunucularından Filippo, Başbakan Conte’yi Roma’daki Bakanlar Kurulu Binası Palazzo Chigi’den çıktığı sırada yakalar ve basına ayrılan alandan kendisine seslenir; o can alıcı soruyu o an sorar:

“Başbakanım, aylardır kuaför ve berberler kapalı, 1 Haziran’a kadar da kapalı olacaklar. Nasıl oluyor da sizin saçlar hep aynı, hiç uzamadı, hep muntazam. Hepimiz merak ediyoruz, bu işin sırrı nedir, başbakanım?”

Zarif başbakan Conte, Filippo’nun uzaktan yakaran sesini duyar ve yanına yaklaşır. Hiç beklenmedik o cevabı verdiğinde, Rossini’nin Sevil Berberi (IT: Barbiere di Siviglia) eserine ait o ünlü kısım çınlar kulaklarımızda ve başbakan İtalyanlar’ın bir kez daha sempatisini kazanır:

“Bakınız, şayet müstesna sırrı öğrenmek istiyorsanız -ki söylediğimde inanmayacaksınız bana ama kendi saçlarımı kendim kesiyorum! (Filippo’nun düzensiz saçlarını gören başbakan) Eğer isterseniz sizin saçları da kesebilirim. Bu alışkanlığı üniversite yıllarımda edindim. Hatta o yıllarda aynı evde kaldığım ev arkadaşlarımın da saçlarını ben keserdim.”

Yeni bir başlangıç; her seferde bir adım

Ghali, Tunuslu anne ve babanın, Milano’da doğan oğulları. İtalya’da rap şarkıları ve onlara çektiği video klipleriyle ünlü, popüler bir genç. Ghali, İkinci Evre’ye geçen İtalya özellikle yaşadığı Milano için, geçtiğimiz günlerde hazırlanan bir videoda Koronavirüs sürecindeki hislerini paylaştı:

“Milano…
Sessizlik şehrin her sokağında bayram etti.
Her şey durdu; duraklar, parklar, banklar, sahneler…
Uzaktan savunma yapan futbol oyuncuları gibiyiz.
Ayinlerimiz, Ramazanımız karantinaya alındı.
Maskeler, bu evrensel okulda giydiğimiz önlüklerimiz oldu
ve bize hepimizin aynı olduğunu hatırlattı.
Pijamalarla mezun olduk.
Önceyi ve sonrayı yaşadık.
Her garson, bir aşçıya dönüştü.
İlk adım…
Dikkatli olmalı, ama korkmamalıyız.
Yalnızca maske taktık; gözlerimiz bağlanmadı.
Milano!
Gökyüzün bile şimdi daha güzel!
Zamanı geldi, hiç uymadığımız kadar kurallara uyma zamanı…
Bu, özgürlüğün önemini anladığımız bir dönem.
Şimdi hiç olmadığımız kadar birlikte ‘insan’ olduk.” 
Ghali, İtalyan Rapçi

Dört buçuk milyon çalışanın yeniden işlerine döndüğü ikinci evreyle birlikte Milano’daki Cadorna İstasyonu’nda hareket akışını yavaşlatmamak için bugünlerde üç farklı yere kurulan termokameralar sayesinde, yolcuların ateşi ölçülmekte. Vücut sıcaklıkları 37,5 dereceyi aşan Milanolular, bu kameralar sayesinde hemen tespit edilebiliyor.

“Bu yaz, “İtalya tatili”ne çıkılacak. Mesafeyi koruma, maske kullanımı ve dezenfekte etme kurallarıyla farklı bir tatil bizi bekliyor. Orta ve alt düzey gelir grubundaki milyonlarca aile için tatil bonusları vermeyi planlamaktayız. Ayrıca elli beş milyon euro geri ödemesiz bir yardımı da geçen seneki faturalandırmalarına kıyasla bu yıl belli bir sınırın altında kazanç elde eden turizm işletmelerine dağıtmak üzere bir ekonomik yardım paketi hazırlıyoruz.”

Dario Franceschini, İtalya Kültür ve Turizm Bakanı,
Meclis Konuşması, 6 Mayıs 2020

Geçmiş yıllarda İtalya ekonomisinin yüzde 13’ünü elinde tutan turizm sektörünü canlandırmak için bugünlerde  milli adımlar atılıyor. COVID-19 acil durumuna dair mayıs ayının ilk pazartesi gününden itibaren aşamalı olarak gevşetilen kurallarla beraber “İkinci Evre”ye, “virüsle birlikte yaşama dönemi”ne girildi.

Turizm, kesinlikle Koronavirüs’ün etkilerinden en fazla etkilenen sektörlerden biri. Uçuşlara getirilen kısıtlamalar ve diğer ülkelerin İtalya’ya seyahatin sınırlandırılması önerileri, sektör için yıkıcı bir zarar ve ülke ekonomisi için önemli bir kayıp anlamına geliyor. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (World Travel& Tourism Council)’nin tahminlerine göre, 2020 yılında İtalya’da 61,3 milyon ziyaretçinin tahmini 42,5 milyar Euro’luk potansiyel harcama yapması yani ihracatın % 7,7’sine eşdeğer bir kazanç bekleniyordu. Ne yazık ki bu beklentiler bu yıl pandemi yüzünden bir kenara itilmiş durumda! Turizmle ilgili tüm planlamalar bu yıl için, COVID-19 dolayısıyla iç turizmin canlandırılması hedefine dönüştü.

İtalyanlar için 2020; Roma’da İspanyol Merdivenleri üzerinde dondurma yeme yılı olacak. 1953 yılında sinema dünyasının belki de en güzel çifti Audrey Hepburn ve Gregory Peck’in başrollerini paylaştığı Roma Tatili filmini yeniden hatırlamak ve bu sene İtalya planı yapıp gelemeyecekler için bu güzel ülkeyi 1954 yılında En İyi Kadın Oyuncu Oscar ödülünü alan Audrey Hepburn eşliğinde solumak yerinde olacaktır. 

Kahve kokusuyla uyanmak

İtalyanlar için kahve vazgeçilmez bir gelenek. Bizlerin kahvehanesi, buranın barlarında buluşulur bir fincan kahve için. Yaşadığım küçük Orta Çağ kasabasında tüm orta yaş üstü arkadaşlarımın müdavimi olduğu barlar farklıdır; kimi Diana’nın, kimi Faustino’nun, kimi Armando’nun barında oturur. Bense mekanların müdavimi değil; sohbetlerin müptelasıyım, her bara uğrarım.

Yine bu sabah, pandeminin ikinci evresinde evimizin trüf mantarı avcısıyla birlikte daha uzun yürüyüşler yapma heyecanıyla erken uyandım. Bu kez, köy evimizin bahçesindeki dev dut ağacımızın altında kahvemi yudumluyorum. Liseden tekniker olarak emekli, şimdilerde bandolarda klarinet çalan altmış sekiz yaşındaki yan komşumuzun son ses dinlediği bando müzikleriyle kendime geldim. Bir süre sonra komşumuz eşofmanlarıyla yaylanarak bahçe kapımızın önünde göründü:

“Günaydınnnn! Ben de evde biraz pedal çevirdim müzik eşliğinde…”

Zinde, neşeli bir komşumuz var. Bu yaz kasabalarda kutlanan festivaller düzenlenmeyecek. Dolayısıyla komşumuz bandolarda klarnetini çalamayacak. Neyseki bahçelerimiz arasındaki yıldız çalıları, sarmaşıklar, pasiflora çiçekleri, karayemiş ve defne ağaçları onun notalarını evimize kadar taşıyor.

Bu güneşli ve sıcak pazar gününde trüf avcısı köpeğimiz Patty Kork dilediğince koşmak için sabırsızlanıyor. Elimdeki boş fincanı mor-beyaz ballıca çiçeklerinin, nanelerin yanına, evimizin restorasyonu sırasında duvarlardan sökülen Maiella Dağı’na has iri kireçtaşlarının üzerine bırakıyorum.

Ülkelerarası seyahat yolları açıldığında yolunuz İtalya’ya düştüğünde bambaşka bir İtalya ile karşılaşacaksınız; kaybettiklerinin acısıyla yaşamaya inat eden umut dolu, kahve kokulu, güler yüzlü insanların İtalyası; Patty’nin topraklarında trüf saklı Abruzzosu sizi bekliyor olacak. Şimdilik bize müsaade…


Açıklamalar

*Allegro con fuoco: Klasik müzik eserlerinde canlı ve ateşli çalınan eserler için kullanılan müzik terimi.

Yazıya eşlik eden kahve kokulu şarkılar

İlgili Terimler :

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz