|
Perşembe, 17 Kasım 2011 19:07 |

Çan’da çok eski zamanlarda yaşayan zenginlerden İlyas Efendi’nin iki karısı varmış.
İlyas Efendi eşlerinin ikisine de ayni ilgiyi gösteremezmiş. Bu durumdan rahatsız olan birisi daha çok ilgilenmesi için çare aramağa başlamış. Düşünmüş taşınmış. Sonunda çevrede ünü çok duyulan imama muska yazdırmaya karar vermiş. Bu iş için imamın evine gitmiş. Hoca Efendi kadının sorunlarını dinlemiş. Sonunda bir kile ekin karşılığında muska yazmak için anlaşmışlar.
Hoca bir kağıda muskasını yazmış. Güzelce katlayıp kadına vermiş. İlyas Efendi’nin karısı muskayı alıp büyük bir ümitle evine dönmüş. Ancak birkaç zaman sonra yazdırmış olduğu muska başkaların eline geçmiş. Her ne kadar muska açmak iyi değildir diye duymuş olsalar da buldukları muskayı açmış. Arapça bilen birisine okutturmuşlar. Hocanın bilgisini merak ediyorlarmış. Bir de bakıyorlar ki kadın aşk derdinde. Hoca ekmeklik buğday derdinde.
‘’İlyas Efendi ister büyük karıyı sevsin. İsterse küçük karıyı sevsin. Benim bir kile ekin gelsin.’’Diye yazmış.O günden bu güne kadar halk arasında söylenip gelmektedir.’’İlyas Efendi ister büyük karıyı sevsin isterse küçük karıyı sevsin. Benim bir kile ekin gelsin.’’
Yalnız kendi çıkarını düşünenler için bu tekerleme dile getirilmektedir.
|