|
Domuz gribi dünyanın yeni kabusu olarak ortaya çıktı. Değişik ülkelerde çok sayıda kişi hayatını kaybederken, virüsün yaygınlaşmasından endişe ediliyor. Peki Domuz gribi nedir ve nasıl bulaşıyor?

Çan Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Habib GEDİK, Domuz gribiyle ilgili bilinmesi gereken bilgiler verdi… İşte dünyaya korku salan Domuz gribiyle ilgili bilinmesi gereken herşey…
Öteyandan sonbaharla birlikte Kuzey Yarımküre’yi ve dolayısıyla Türkiye’yi tehdit eden domuz gribi için Sağlık Bakanı Recep Akdağ, düzenlediği basın toplantısıyla bugüne kadar alışılmışın dışında bir yöntemle kamuoyunu uyardı ve risk grubunda bulunanların aşı olmaktan kaçmamalarını istedi.
Gerekli tedbirlerin alındığını, aşı bağlantılarının yapıldığını, kaygılanılacak bir durumun olmadığını söyeyen Akdağ, hiç aşı yapılmadığı takdirde, matematiksel olarak 21 milyon kişinin hastalanacağını, 5 bin 300 kişinin de hayatını kaybedeceğini açıkladı. Akdağ, aşılama yapıldığı takdirde ise 1 milyon 800 bin kişinin hastalığa yakalanacağını ve 400 ölümün gerçekleşeceğini bildirdi.
Akdağ, ocak ayına kadar 24 milyon doz aşının Türkiye’ye ulaşacağını söyledi.
ETKEN NEDİR:
Eskiden beri domuzlar arasında görülen, bulaşıcılığı yüksek fakat öldürücülüğü düşük bir “İnfluenza A/H1N1 virüsü”dür. Ancak, bu güne kadarki virüs sadece domuzlardan insanlara bulaşırken, genetik bir değişim geçirmiş olup, insandan insana bulaşabilme yeteneği kazanmıştır. Saptanan insan vakalarının çoğunda domuzlarla temas hikâyesi bulunmaması bu varsayımı desteklemektedir. Değişikliğe uğramış bu virüs ile daha önce ne domuzlarda ne de insanlarda karşılaşılmamıştır.
NASIL BULAŞIR?
 Hasta insan veya hayvanların sekresyonlarının veya bu sekresyonlara ait damlacıkların duyarlı insanların solunum yolları mukozası veya konjuktivalarına teması ile bulaşır. Bulaşma, sekresyon veya damlacıkların direk teması ile olabileceği gibi, bu sekresyon veya damlacıklar ile kirlenmiş ellerin yıkanmadan solunum yolları mukozalarına veya konjuktivalara sürülmesi ile de olabilir. Dünya Sağlık Örgütüne göre domuz eti yenmesi ile bulaşmamaktadır.
NASIL ORTAYA ÇIKMIŞTIR VE DÜNYADAKİ YAYGINLIĞI NEDİR?
Meksika hükümeti 18 Mart 2009’dan itibaren üç ayrı bölgede insanlarda domuz İnfluenza enfeksiyonları bildirmiştir. Vaka sayısı, insandan insana bulaşma nedeniyle çok hızlı artmış ve halen artmaya devam etmektedir. Meksika’dan bildirilen ilk hastaların yaklaşık %5-10’u ölüm ile sonuçlanmıştır. Meksika’dan kısa bir süre sonra ABD, Kanada, Yeni Zelanda ve tüm dünyadan da kesin vakalar ve ölüm vakaları bildirilmiş ve bildirilmeye de devam etmektedir.
NEDEN ÖNEMLİDİR?
Bu güne kadar bilinen domuz gribi virüsü normal şartlarda insanları hastalandırmamıştır. Ancak, geçmiş yıllarda domuzlarla yakın teması bulunan çiftlik çalışanları gibi bireylerde nadir vakalar bildirilmiş olup, insandan insana yayılım olmadığından herhangi bir salgın ortaya çıkmamıştır.
Oysa güncel olan virüs genetik bir değişim geçirmiş olup, insandan insana bulaşabilme yeteneği kazanmıştır ve daha önce ne domuzlarda ne de insanlarda tespit edilmemiş bir virüstür.
Grip normalde küçük çocuk-bebek ve yaşlılar gibi uç yaşlardaki popülâsyonu etkilemekte iken, bu salgındaki vakaların çoğunun sağlıklı erişkinler olması dikkat çekicidir. Vakaların hayvan kaynaklı İnfluenza virüsü ile ortaya çıkması, farklı bölgelerden baş gösteren salgın karakteri arz etmesi ve alışılmadık yaş gruplarını etkilemesi nedeni ile konu oldukça önemlidir ve izlenmesi gerekir. İnsandan insana bulaşma hızının yüksekliği ve kıtalar arası seyahat kolaylıkları nedeniyle hastalığın kısa sürede tüm dünya ülkelerini etkileyeceği tahmin edilmekte olup, bu kapsamda ülkemiz de risk altındadır.
HASTALIĞIN BELİRTİ VE BULGULARI NELERDİR?
Normal grip vakalarıyla benzer belirti ve bulgular ortaya çıkar. Aniden yükselen ateş, boğaz ağrısı, halsizlik, iştahsızlık, kas-eklem ağrıları, boğaz ağrısı ve kuru öksürük ile seyreder. Ancak, bunların dışında aşırı kusma ve ishale de neden olabilir. Domuz gribinden ölümler çoğunlukla alt solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle gerçekleşmektedir.
TANISI NASIL KONUR?
Belirti-bulguların görüldüğü hastalardan, hastalığın ilk 4-5 gününde alınan solunum salgılarında (boğaz, burun sürüntüleri veya trakeal aspirat gibi) virüsün gösterilmesi ile konuyor. Ancak vakanın kesin teyidi dünya çapında belirlenmiş olan referans laboratuarlar tarafından yapılabiliyor. Domuz gribi tanısında Domuz gribi tespit edilmiş ülkeye seyahat öyküsü ya da domuz gribi teşhisi konmuş hasta ile aynı ortamda bulunmak esastır. Bu anlamda mevsimsel grip ile domuz gribini ayırt etmek gerekir.Hızlı tanı testlerinin hassasiyeti yani hastalığı teşhis etme özellikleri düşüktür.
TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?
Diğer grip virüslerinin tedavisinde kullanılan oseltamivir ve zanamivir adlı ilaçların bu virüse de etkili olduğu gösterilmiştir. Bu ilaçlar ülkemizde de Tamiflu® ve Relenza® ticari isimleri ile piyasada bulunmaktadır.
VİRÜSE ETKİLİ DEZENFEKTANLAR NELERDİR?
Çamaşır suyu (%10’luk) ve alkol (%70’lik) etkilidir. Cansız yüzeyler için her ikisi de kullanılabilir. Eller için%70’lik alkol tercih edilmelidir.Alkol bazlı mendiller de % 70 lik alkol oranları içermesi durumunda etkilidir.
DÜNYADA VE ÜLKEMİZDE ALINMAKTA OLAN ÖNLEMLER NELERDİR?
Dünya Sağlık Örgütü, kuş gribi tehdidi nedeniyle pandemi alarm düzeyini Evre-6' ya, en yüksek düzeye çıkarmıştır.
Dünya Sağlık Örgütü, risk değerlendirmesi ve önlemler konusunda; başta ABD ve Meksika olmak üzere, tüm dünya ülkelerindeki sağlık otoriteleri ile sürekli temas halindedir. Gerekli bölgelere uzmanlar göndermekte; epidemiyoloji, laboratuar tanı ve klinik yaklaşım konusunda yardımcı olmaktadır. Ayrıca “Global Alert and Response Network” teki Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı kurumlar üst düzey alarm durumunda olup, üye ülkelerden talep geldiğinde yardıma hazır beklemektedirler. Uluslar arası hava limanlarının çoğunda yolcular gribal enfeksiyon belirtileri açısından kontrolden geçirilmekte olup, şüpheli görülenlerde daha ileri tetkikler yapılmakta ve gerekli izolasyon önlemleri alınmaktadır. Ülkemizde de Sağlık Bakanlığı’nın koordinasyonunda hudut ve sahillerdeki giriş noktalarında benzer tedbirler alınmakta olup, virüse etkili olan ilaç stokları gözden geçirilmektedir.
BU HASTALIKTAN KORUNMADA KİŞİSEL ÖNLEMLER NELERDİR?
Domuz gribine karşı aşı henüz üretilmiş olup ayrıntılı bilgiler alt bölümde yer almaktadır.
Merkezi ABD’de bulunan Hastalık Kontrol Merkezi (CDC), tedavide kullanılan oseltamivir ve zanamivir adlı antivirallerin korunmada da kullanılabileceğini bildirmiştir. Ancak bu ilaçların kontrolsüz olarak kullanımı; kısa sürede direnç gelişimine, ilaç yan etkilerine, gereksiz maliyete ve gerçek hastalık esnasında hayat kurtarabilecek ilaç stoklarının hızla tükenmesine neden olabileceğinden, belirli endikasyonlarda ve ancak doktor önerisi ile kullanılmaları gerekir.
Dolayısı ile, mevcut koşullarda en etkili kişisel önlemler şunlardır:
1. Virüs içeren (veya içermesi muhtemel) sekresyon ve/veya damlacıklardan sakınmak: Bunun için özellikle hastalığın sık görüldüğü bölgelerde toplu yaşam alanlarında maske takmak en temel önlemdir.
2. El yıkamak: Enfeksiyonu taşıyan sekresyon ve damlacıklar cansız yüzeylere bulaştığı zaman buralara sürülen ellerin yıkanmadan sulunum yolları mukozalarına veya konjuktivalara sürülmesi ile veya ellerin direk olarak kontamine olmaları sonrası aynı hareketin yapılması ile bulaşma olabileceğinden, ellerin sık sık yıkanması çok önemlidir. Özellikle şüpheli materyallere temastan ve toplu yaşam alanlarından çıktıktan sonra bol sabun ve su ile ellerin yıkanması şiddetle önerilmektedir.
3. Laboratuar çalışanları ve diğer sağlık personeli, kesin vakalarla veya bunlara ait materyal ile temas durumunda gözlerini de korumalıdırlar. Laboratuarlarda materyaller uygun biyogüvenlik önlemleri altında işleme tabi tutulmalıdır ve hastanenin diğer birimlerindeki işlemlerde risk durumuna göre; N95 maskeler, çift kat eldiven, özel giysiler ve ayakkabı örtüleri gibi aparatlar da kullanılmalıdır.
4. Sağlık personelinde korunmasız şüpheli temas durumunda, temas sonrası 7 gün boyunca oseltamivir veya zanamivir profilaksisi önerilebilir.
DOMUZ GRİBİ AŞISI
500 BİN DOMUZ GRİBİ AŞISI YOLDA
Ankara da bir okulun tatil edilmesi ve domuz gribi olan öğrenci ve velilerin tedavisine başlanmasının ardından süren muayenelerde vaka sayısının 10′a yükseldiği açıklandı. Bu arada domuz gribi vakalarının önüne geçmek üzere haftasonuna kadar yaklaşık 500 bin aşının Türkiye’ye geleceği öğrenildi.
Domuz gribi aşısı, Avustralya, Çin ve Amerika Birleşik Devletleri’ nde üretilmek üzere lisans almış olup, yakın bir zamanda Japonya ve birkaç Avrupa ülkesinde de üretilmeye başlanacaktır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), en iyi ihtimalle tüm dünyanın toplam aşı ihtiyacının 5 milyon doz olarak hesaplamış olup, mevcut aşı üreticileri ise aşı üretim kapasitesinin 3 milyon doz olabileceğini belirtmişlerdir. Dolayısıyla tüm dünyanın ancak % 60’ ı bu yıl içerisinde aşılanmaya imkan bulacaktır. Üretilen aşının etkinliği, yapılan çalışmalarda % 90’ nın üzerinde bulunulmuştur. Aşı özellikle 6 ay ile 24 yaş arasındaki çocuk ve gençler, sağlık çalışanları, kronik veya genel durumu bozucu altta yatan hastalığı olan 25 ile 65 yaş arasındaki kişiler, hamileler, kreş gibi çocukların yoğun olduğu ortamda çalışanlar, 6 aydan küçük çocuklara bakan ya da onlarla yaşayanlar gibi risk teşkil eden kimselere öncelikle yapılması önerilmiştir. Domuz gribi aşısı her yıl yapılmakta olan mevsimsel grip aşısından farklı olarak pandemiye neden olan farklı yapıdaki virüse karşı geliştirilmiştir. Mevsimsel grip aşısı ise bir önceki yıl en sık tespit edilen 3 virüse karşı üretilmiş olup özellikle kronik bronşit, astım, kalp ve damar hastalıkları, diyabet ve diğer kronik hastalıkları olan kişilere yapılması önerilmektedir. Domuz gribi aşısı ise mevsimsel grip aşısından farklı olarak, başta yukarıda belirtilen özelliklere sahip kişiler olmak üzere kontrendikasyon taşımayan tüm insanlara yapılması önerilmektedir. Ancak aşı üretim kapasitesi tüm dünya için % 60 larda olduğundan öncelikli kişiler tanımlaması yapılmıştır. Ne mevsimsel grip aşısı domuz gribi virüsüne, ne de domuz gribi aşısı mevsimsel grip virüslerine karşı koruma sağlamaktadırlar. Zira, bu virüsler isim olarak grip adı taşısalar da yapısal olarak aynı markayı taşıyan ama farklı anahtarlara sahip kilitlere benzetilebilinir. Grip aşısı olan kişi soğuk algınlığına neden olan diğer virüslerle de hasta olabileceği ya da aşının taşıdığı virüs dışındaki başka bir grip virüsü ile enfekte olabileceğini unutmamalıdır.
Aşı 6 ay ila 9 yaş arası çocuklara en az bir ay ara ile olmak üzere 2 doz olarak önerilmiştir. Diğer yaştaki kişilere tek doz yapılmasının yeterli koruma sağladığı bildirilmiştir. Aşı şuan 4 farklı firma tarafından üretilmiş olup, canlı ve cansız aşı olarak piyasaya sürülecektir. Canlı aşı burun içine sıkılarak, cansız aşı koldan kas içine enjeksiyon olarak uygulanacaktır. Canlı aşı gebelere, kemoterapi alan kanser hastaları ya da immun sistem bozukluğu olan hastalara yapılmamaktadır. Cansız aşının yapılması bu hastalar için uygundur. Cansız aşı, yumurta alerjisi olan, daha önce aşıya bağlı ciddi alerjik reaksiyon geçirenlere ve Guillain Barré sendromu ( sinir fonksiyonlarının bozulması ile karakterize hastalık )geçirenlere aşı yapılması uygun değildir. Gebeler ve emziren anneler cansız aşı ile aşılanabilirler. Aşı sonrası aşı yerinde ağrı, şişlik, baygınlık hissi, ateş, baş ağrısı gibi hafif yan etkiler oluşabileceği gibi anaflaksi adı verilen çok nadir görülen, aşıdan birkaç dakikadan birkaç saat sonrasına kadar geçen zaman sonrasında ortaya çıkan ileri alerjik reaksiyon da gelişebilmektedir. Guillain Barré sendromu da aşıya bağlı önemli yan etkilerden biridir. Aşı içerisinde bulunan ve aşının diğer mikropların bulaşmasını engellemek için kullanılan tiomersol bu konuda suçlanmıştır. Ancak yapılan çalışmalar tiomersolün bu hastalığa yol açtığını ispatlayamamıştır. Tiomersol mevcut domuz gribi aşılarının tek dozluk konsantrasyonlarında bulunmamaktadır. Sonuçta aşı yapısal olarak antijen adı verilen savunma sistemini uyaran bir yapı içerdiğinden bu antijenin yapısına yakın olan vücut yapılarına karşı da savunma sistemi reaksiyon oluşturarak Guillain Barré sendromu gibi hastalıklara yol açabilmektedir. Bu durum tamamiyle o kişinin vücut yapısı ve savunma sisteminin cevabına bağlı olarak değişmektedir. Aşı ile ilgili spekülasyonlar bulunmakla beraber mevcut çalışmalarda ciddi reaksiyonlar bildirilmemiştir. Ancak DSÖ, aşı reaksiyonları konusunda hasta ve doktorları dikkatli ve tedbirli olmaları konusunda uyarmaktadır.
Aşı ilk olarak Sağlık Bakanlığı’ nca Türkiye’ ye getirilecek ve sağlık çalışanları ile risk grubundaki kişiler aşılanacaktır. Aşı ilgili firmalarca da satışa sunulacaktır. 4 Ekim 2009 tarihi itibariyle tüm dünyada 375.000 den fazla doğrılanmış domuz gribi vakası ve buna bağlı 4500 ölüm vakası gerçekleşmiştir. Ölüm oranı binde beşlerde seyretmektedir. Ancak pandeminin hızı ve yayılımı konusunda bir ön kestirimde bulunmak kesinlikle hatalı bir davranış olacaktır. Bu konuda Sağlık Bakanlığı’ mız kontrolünde gerekli hazırlıklar ve planlar yapılmış ve sürekli geliştirilmekte olup, kişisel korunma uygulamalarını yerine getirmek bu virüse karşı alınacak en önemli önlemler olacaktır. Bu önlemler, el yıkama, hasta kişilerin toplu yerlerden uzaklaştırılması ya da bu hastaların olduğu yerlerden uzaklaşmak, hasta kişilerin tedavisi, riskli kişilerin aşılanması ve hijyen tedbirlerinin sıkı bir şekilde uygulanmasıdır.
Kaynak: Dünya Sağlık Örgütü web sitesi: www. who.int
|