|

Eski ramazanları aratmayacak eğlencelerle ramazan ayında Çan'da bir ilk olan " Bu Ramazan Çan Bir Başka Güzel Olacak" sloganıyla Çan Belediyesi, Ramazanda çocukların çok fazla ilgisini çeken “Karagöz ve Hacivat” perde oyunları bu akşam çocuklar ve aileleri tarafından tam puan aldı.

Günümüz teknolojisinin etkisiyle, unutulmaya yüz tutan geleneksel “Karagöz ve Hacivat” perde oyunları ziyaretçileri o eski ramazanlara geri döndü.

Ramazan ayı boyunca her akşam, Çan Esnaf ve Sanatkarlar Odası tarafından gerçekleştirilecek İftardan sonra Çan Halkına Belediye tarafından hazırlınan Etkinlikler çerçevesinde, Konserler, Şiir dinletisi,Hacivat-Karagöz,kukla gösterileri, Mehter Takımı gösterileri, paneller ve Sema gösterilerine yer verilecek.

26.08.2009 Çarşamba akşamı Mehter Takımının Gösterilerinin yer alacağı da kaydedildi.

Çanakkale Troya Tiyatrosu ve sanat Yönetmeni Rıfat AVCI ve arkadaşları sundular.

Muammer Ülten'in kızları 'Teşekürler Başkan Amca'
KONUYA İLGİ DUYANLAR İÇİN "KARAGÖZ VE HACİVAT"
 Karagöz deve veya manda derisinden yapılan tasvir adı verilen insan, hayvan veya eşya şekillerinin çubuklar yardımıyla arkadan verilen ışıkla beyaz perde üzerinde hareket ettirilmesi esasına dayanan gölge oyunudur. Oyun adını, baş kişisi olan Karagöz'den almaktadır.
Gölge oyunu ülkemize Yavuz Sultan Selim'in 1517'deki Mısır seferi sonrası 16. yüzyılda gelmiştir. Mısır'ı fetheden Yavuz Sultan Selim'in Memlük sultanı Tomanbay'ın asılışını hayal perdesinde canlandıran bir hayal sanatçısını, oğlu Kanuni Sultan Süleyman'ın da görmesini arzu ederek İstanbul'a getirmesiyle gölge oyunu İstanbul'a gelmiştir. Türkler 16. yüzyıl başlarında perde gerisinden gölge yansıtma tekniğini Mısır'dan almışlardır.
Mısır Memluklarının gösteri yaptıkları siyah, ışık geçirmeyen, arabesk motiflerle işlemeli tasvirleri, şeffaf ve renklendirilmiş deri üzerine işleyen Türkler, bu sanata farklı bir nitelik kazandırdılar. Mısır oyunlarının olay örgüsünün birbirinden kopuk yapısını düzenleyip yeni bir biçim verdiler. Oyun tipleri Osmanlı İmparatorluğu'nun bünyesinde barındırdığı halklar içinden ve mahalle geleneğinden seçilmiştir. Karagöz Osmanlı İmparatorluğu topraklarında yayılmış, çevre ülkelerde etkili olmuş, geniş bir coğrafyaya yayılmıştır. Karagöz oyunu Mısır'a tekrar yeni biçimiyle dönüp ilgi görmüştür.
18. yüzyıldan itibaren kesin biçimini alan Karagöz halkın en sevilen eğlence türlerinden biri olmuştur. Karagöz, tek sanatçının yeteneğine bağlı olarak oynatılır. Karagöz'ü oynatan kişiye Hayâlî ya da Usta denir. Bir Hayâlî'nin her şeyden önce temiz bir İstanbul Türkçesine sahip olması, taklit yeteneğinin gelişmiş olması lazımdır. Tûluat denilen doğaçlama konuşma yetisi ve espri kabiliyeti Karagöz oyunları içinde önemli bir yer tutar. Tiyatro eğitiminde kullanılan ses tekniklerini kullanan Hayâlîler perdedeki tüm tiplerin seslerini tek başlarına konuşurlar. Hayâlî aynı zamanda Türk müziğini bilecek, tiplerin şarkılarını söyleyecek ve farklı şiveleri konuşacaktır.
Hayâlî'ye oyun sırasında 'Yardak' denilen yardımcısı yardım eder. Yardak, oyun tasvirlerini perdeye giriş sırasına göre ustaya verir, def çalarak müziğe eşlik eder, oyunun efektlerini yapar.
Karagöz'ün oynatıldığı beyaz perdeye "ayna" adı verilir. Perdeler önceleri 2 x 2,5m iken sonraları 110 x 80cm ebadında yapılmaya başlanmıştır. İç tarafta perdenin altında kurulmuş "peş tahtası" vardır. Oyunda bunun dışında zil, tef, kamış, nareke (düdük), perdeyi aydınlatacak kandil veya ampul vardır...
Karagöz oyunları dört bölümden oluşur. 1.Mukaddime (Giriş) 2.Muhavere (Söyleşi-Atışma) 3.Fasıl 4.Bitiş
|