Bigazete soruyor! Atılan seramik işçileri ahlaksız mı?

24.03.2018

Bigazete soruyor! Atılan seramik işçileri ahlaksız mı?

Çan`da atılan işçiler ahlaksız mı?

‘Patron çıldırdı’ deyişi vardır ya… Meğer Çan’da işten atılan işçiler 4857 Sayılı Yasa’nın 25. Madde 2. fıkrasına göre atılmışlar.

Hadi oradan!..

Kale Grubu’nun Çan’da bulunan fabrikalarında işten atılan 300 dolayında işçinin, edindiğimiz bilgilere göre işten atılış gerekçesi, şaşkınlık verecek bir yasa maddesine dayanıyor. 4857 Sayılı İş Kanunu 25. Maddesi 2. fıkrası.

Bu şaşkınlık verici gerekçenin doğru olup olmadığını, Türkiye Çimse-İş Sendikası yetkililerine sorduk. Gerekçenin 25. Madde’nin 2. fıkrası olduğunu doğruladılar ve onlar da akıl dışı bulduklarını ifade ettiler. Suçun işçilere ifade ediliş şeklini de şöyle özetlediler:

İşten atılan işçiler “Ücretler ve verilmeyen sosyal haklar konusunda, işçi sendikasına bilgi verme” ahlaksızlığı (!) suçu işlemişler. Akıl ve mantık dışı bu gerekçe ile yüzlerce işçiyi işten çıkarmak, mevcut yasalara göre olanaksız. Anayasa’ya da aykırı. Dünyada böyle bir gerekçe ile işvereni haklı bulacak iş mahkemesi yargıcı bulmak ise mümkün değil.

Ne diyor yasanın ilgili maddesindeki ilgili fıkra?

Madde 25. II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:

a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması.

b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması.

c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması.

d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması (Değişik ibare: 20.06.2012-6331 S.K. m.32/b), işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması,

e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması.

f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi. g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.

h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi.

Olmaz böyle bir suç iddiası

Topraktan seramik üreten bir fabrikada işçi olacaksınız ve yukarıdaki suçu işleyeceksiniz. Hem de 1-2 kişi de değil, yüzlerceniz birlikte. Yetkiniz ne? Sorumluluğunuz ne? Gücünüz ne? Bu suçları işleyecek pozisyonunuz ne? Fabrikanın insan kaynakları bölümünde, çalışma yasalarından habersiz yetkililer görev yapıyor olmasın?

İşten çıkarılan işçiler

İşten çıkarılanların, 6,5 yıl ile 11 yıl arasında çalışanlar olduğu anlaşılıyor. Onların yerine yeni işçiler alındığı da duyumlarımız arasında. Çan’daki seramik fabrikalarında belli bir kıdem yılına gelen işçilerin, yıllardır büyük ölçüde işten çıkarıldıkları da bu süreçte edindiğimiz bilgiler arasında.

İşçi Sendikası ne diyor?

İşten atılan işçilerin hukuki destek arayışlarına tanık olduk. Sorunu Türkiye Çimse-İş Sendikası Trakya Bölge Sorumlusu Hüseyin Yavuz’a sorduk. Kendileriyle temas kuran işten atılan işçileri bilgilendirdiklerini belirten Yavuz şunları söyledi: “İşveren yetkilileri, bizden bir hafta süre istediler. İşten atılanların tümünü işe geri alacaklarını söylediler. Biz de onlara, yeniden ve sıfırdan işe alma değil, tüm özlük haklarıyla geri almaları gerektiğini söyledik. İşten atılma gerekçesi, bugüne dek toplu işten çıkarmalarda kullanılan bir gerekçe değil. İlk kez böyle bir gerekçe ile karşılaşıyoruz. Çan’daki işçiyi terketmiş değiliz, bizim böyle bir şey yapacağımızın düşünülmesi bile bize ağır gelir. Bir haftayı bekliyoruz. İşe geri alım için yasal süre ise 1 ay. Biz bir hafta süre dolduğunda, yeniden harekete geçeceğiz. Sendika avukatlarımız, bir hafta süre dolduğu gibi olayı sahiplenecekler, yasal ilişkileri üstlenecekler. Bir tek işçinin dahi bir başka avukat aramasına gerek yok. Çalışma ilişkileri bizim avukatlarımızın alanı ve onlar da gereğini yapacaklar.”

İşverenden ses yok, medyada da yok

Taşrada yaşanan gerçekleri, metropol kentlerdekilerin anlaması güç. Bu görüşümüzü, Bigazete olarak kentten taşraya dönüşümüzden bugüne geçen 13 yıllık deneyimle belirtiyoruz. Bigazete ilk haberi yayınladığında, İstanbul medyasından arayanlar oldu. Sendikacılara sorduk, onları da aramışlar. Haberi 22 Mart 2018 Perşembe günü yayınladık. Bugün 24 Mart. Hiç bir medya organında, en azından işvereni haklı çıkaracak biçimde de olsa bir tek haber yok. Bigazete haberini okuyan onbinlerce okur var. Bir kaç sivil toplum örgütünden de arandık, arayanlara da bildiklerimizi anlattık. Madalyalı, örgütlenme sever işverene yönelik sorduğumuz soruya da, kendisinden veya yönetim kadrosundan bir açıklama, bir tepki gelmedi.

Çanakkale ilindeki yerel medya organlarında, Çan’da gödek dağıtımı, bisiklet gezintisi haberleri yayınlandı; Çan ilçesinde üretilen katma değerin tahminlere göre yüzde 50’sini üreten 3 bin işçinin ne durumda olduğunu ortaya seren bu gelişmeyle ilgili tek satır göremedik.

CHP’nin Çanlı Çanakkale Milletvekili Bülent Öz Biga’da dolaşıyor. CHP Çan İlçe Başkanı olayı ayrıntılarıyla biliyor. Regaip Kandili mesajları yanında, işten atılan işçilerle ilgili bir küçük “geçmiş olsun” mesajı da mı olmaz? Yok!

Bigazete olarak şaşırdık mı? Sendikacılar bile şaşırdı, biz şaşırmadık. Hayır!

Demokrasi adına, hukuk adına, Çanakkaleli hemşehrilerimiz adına, mesleğimiz adına elbette üzüldük. –

KAYNAK : Bigazete

http://www.bigazete.com.tr/2018/3/canda-atilan-isciler-ahlaksiz-mi-h30344.html

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz